Ölümcül güzellikteki albüm: Dance of Fire

Azerbaycan müzikleri ve armonik yapısı her zaman ilgimi çekmiştir. Azeri geleneksel müziklerinin, Avrupa etkileriyle çok iyi bir şekilde geliştidiğini düşünüyorum.

Bu yazımın konusu, Azerbaycanlı piyanist, besteci ve vokalist; “Cazın Prensesi” Azize Mustafazade (uluslararası yazılışıyla, Aziza Mustafa Zadeh). 1979’da hayatını kaybeden babası, önde gelen Azerbaycanlı piyanistlerden Vagıf Mustafazade. Azize onun geleneksel çizgisini devam ettirerek, üstüne yeni şeyler de katıyor; yerel ezgileri ve makamları kendine has şekilde, cazdan esintilerle yorumluyor. Tabii ki, klasik eğitimli bir piyanist olduğu, kullandığı armonik materyal, melodik işlemeleri ve virtüözitesinden anlaşılıyor. Bu şairane çalış tarzı ve süslemeleriyle bana Chopin’i hatırlatıyor. Azize, 3 oktav ses aralığına sahip; sesini çoğunlukla lirik (opera/arya) tarzda kullanıyor ve zaman zaman, kendine özgü beat-box ritmleri ve rap de ekliyor. Tiz perdelerdeki kıvrak hareketleriyle, piyanonun yanısıra vokalde de virtüözite mertebesine ulaşmış olduğunu görebiliyoruz. Performanslarına bazen sadece küçük bir vurmalı çalgı eşliğinde vokal olarak devam ediyor. (Gittiğim İstanbul konserlerinde öyle yaptı.)
Piyano çalımını yer yer klasik armoni, melodi ve teknikler kullanarak, yer yer Azeri süslemeler ve caz armonisiyle bezeyerek melez bir tarz ortaya çıkarmış. Şimdiye kadar yapmış olduğu albümlerde Take Five, Nature Boy, My Funny Valentine, You’ve Changed, Black Orpheus, How Insensitive gibi caz standartlarını kendine has scat’leri ve doğaçlamaları ile yorumlamış. Hatta, kendisinin bir Aşık Veysel hayranı olduğunu ve Uzun İnce Bir Yoldayım’ı yorumladığını öğrendim.
Azize Mustafazade son albümü olan Contrasts 2’yi 2007’de çıkarmış; ülkemize de en son 2015’te gelmiş, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda konser vermiş.

Azize Mustafazade’nin tüm albümlerini dinledim ve bence en güzeli, 1995 yılında çıkmış olan Dance of Fire (Ateşin Dansı). Hani bazen, daha önce izlediğiniz ve sonunu bildiğiniz bir filmi tekrar tekrar izlersiniz; o film sizi çeker, karşı koyamazsınız. İşte bu albümü dinlerken aynı hisse kapılıyorum. Müzik beni sürükleyip götürüyor, hiç bitmesin istiyorum… “Bugüne dek yapılmış en iyi albümler” listesinin ilk 5’ine girmeli bence… Bu albüm, beni Azize Mustafazade’yle tanıştıran albümdür. Lisedeyken, her ay, müdavimi olduğum müzik mağazasına gidip, “caz” cd’lerinin bulunduğu raftan rastgele bir albüm alırdım. O zamanlar cazı keşfetmiş ve çok sevmiştim, ama hala büyük bir arayış içindeydim. Bu albüm beni o kadar etkiledi ki, bir anda bakış açımı değiştirdi. Dünya’da böyle müziklerin de yapıldığını ve yapılabileceğini gösterdi. Gece gündüz bu albümü dinliyor, her dinlediğimde yeni şeyler keşfediyordum. Piyanoda sürekli Azize’nin melodilerini çalmaya, onun gibi doğaçlamalar yapmaya çalışıp duruyordum…

image

Albümde Azize Mustafazade’ye Al Di Meola, Bill Evans, Stanley Clarke, Kai E. Karpeh De Camargo, Omar Hakim gibi üstadlar eşlik ediyor. Ve baştan sona tek seferde hücum kayıtla yapılmış gibi görünüyor. Çünkü parçalar birbirinin devamı şeklinde. (Sanırım parçaları belirleyip, doğaçlamalarla birbirine bağladılar. Sonra da mix’te “track” olarak ayırdılar.) Bu bende, “müzisyenler o kadar iyi ki, stüdyoya girip tek seferde albüm kaydediyorlar, helal valla!” hissi uyandırmıştı. Müzisyenlerin ustalığından bahsetmeme gerek yok, hepsi de kendini kanıtlamış üstadlar… Bu albümde Azeri cazın yanısıra, fusion, rap, flamenko etkileri olan parçalar, ve bir de ballad bulunuyor. Birkaç farklı tarzı biraraya getirip birleştirmeleri çok hoşuma gitti. Bir diğer ilginç şeyse, hayatımda ilk defa Azerice rap duydum bu albümde. Bad Girl (Bana Gel) parçasında Azize çok güzel bir performans sergiliyor…

Başka neleri beğendim?
Melodik hattın akıcılığı, armoninin sürpizlerle dolu olması… Enstrumantasyon… Bas gitarın ‘slap’ tekniği… Davulun hi-hat’teki minik hareketleri… Piyanonun virtüözitesi ve oryantal süslemeleri, o, komalı seslerle çalınmış tadındaki makamsal nağmeleri… Gitarın acelitesi, müthiş hızı, flamenko tekniği… Perdesiz basın slide’ları… Azize’nin Azerice sözlü şarkıları ve telaffuzu (keşke daha fazla olsaydı)…  

Öve öve bitiremediğim Dance of Fire’ı iyi ki o gün almışım. Şimdi hala büyük bir zevk ve hayranlıkla dinliyorum. Albümde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sağol Mustafazade…

Azize Mustafazade’nin, babasına ithafen yaptığı “Father” adlı parçanın YouTube linkini vereyim: http://youtu.be/ulr2C5ey_LI 

Ama bence YouTube kanalındaki bütün müzikleri dinleyin. Hatta babası Vagıf Mustafazade’ye de bakın vaktiniz varsa.