Hatıralar

image

Merhaba herkese,
Bugün 1995 senesinden bir şarkı takıldı dilime; Mirkelam’ın ilk albümünden Hatıralar. Sanıyorum ki, birçok kişinin bu şarkıyla ilgili anıları vardır. Belki, eski sevgiliye adanmıştır; belki kaybettiğimiz birine, görüşemediğimiz sevdiğimize, eski zamanlara, geri dönmek istediğimiz anlara, anılara, çocukluğumuza, hayallerimize, hayal kırıklıklarımıza, gözyaşlarımıza… Belki de şarkının klibinde olduğu gibi Atatürk’e… Ben bu şarkı ilk çıktığında hep Atatürk’ü düşünüp hüzünlenirdim. Klibinde siyah beyaz görüntüler vardı. Hatta Mirkelam, Atatürk’ün sigarasını yakıyordu klipte. Ben çocuk aklımla, “Nasıl o zamana gitmiş Mirkelam?” diye düşünüp dururdum… Hala bu şarkıyı her dinlediğimde zamanı geri alma isteği uyanıyor içimde. Çocukluğuma geri dönüp orada kalmak istiyorum. Hayatı henüz tanımamışken herşey daha güzeldi sanki. Daha katlanılabilirdi herşey… Bilmiyorum, belki de yanılıyorumdur…

Zaman kavramı üzerine çok düşündüm ben. “Ne elde ettin?” diye soracak olursanız, birkaç küçük varsayımdan öteye gidemedim sonuçta. Yıllar çok hızlı geçiyor ama bazen birkaç dakika geçmek bilmiyor. O geçmeyen birkaç dakikanın, o anki ruhsal durumumuzla alakalı olduğunu zannediyorum. Birşey çok zordur, o durumda bulunmak ağırdır, yorucudur, acı vericidir, rahatsız edicidir veya sıkıcıdır. O yüzden geçmez o kısacık zaman dilimi. Ama aylar, yıllar, daha uzun süreler nasıl bu kadar çabuk geçiyor, aklım ermiyor. Çocukken zaman algımız daha farklıydı sanırım. Belki de o yüzden hiç büyümeyeceğimi sanıyordum…

Geçirdiğimiz zaman, geride anı olarak kalıyor ve o zamana dönmemiz veya onu tekrar yaşamamız mümkün olmuyor. İşin acı tarafı, bu hatıraları düşünmek, aslında bize sadece vakit kaybettiriyor.
Pişmanlık mı, şuanki hayatımızdan bir kaçış mıdır anıları düşünmek, anılarda yaşamak? Bir anıyı düşünmek bize ne katabilir? Komik bir olaydır, hatırlarız, güleriz, bizi mutlu eder. Veya sevdiğimiz kişi henüz hayattayken onunla geçirdiğimiz günler aklımıza gelir. Güzeldir, ama aynı zamanda acı vericidir. “Keşke şimdi burda olsa.” dersiniz. Belki de o anıları özellikle unutmak istemezsiniz, çünkü o’nun hala yanınızda biryerde olduğunu hissedersiniz. Belki o’nun hatırası size yetiyordur. Ama acı gerçek şu ki, hatıralar o’nu geri getirmeyecek. Şarkıdaki gibi, “Neye yarar hatıralar?” Hiçbir zaman, o eski günlere dönemeyeceğiz. En azından, zaman makinesi icat edilene kadar… Belki de bu iyidir, çünkü insan olmak böyle birşey; bu yatay düzlemde ilerleyen zaman, aslında hayatımızı oluşturuyor. Seçimler yapıyoruz, kararlar veriyoruz, zamanı nasıl kullanacağımıza karar veriyoruz. Planlar yapıyoruz. Bazen gerçekleşiyor, bazen olmuyor. Bazen zamanı çok kolay harcıyoruz. Ve bir şekilde zaman geçiyor. Doğal olan bu sanırım. Eğer öyle bir makine icat olsaydı, eminim onu gerekli gereksiz herşey için kullanıp bozarlardı…

Herneyse… Bugünkü “düşünme seansı”mı burada bitireyim.

Sadece, o herşeyden habersiz, kendi dünyasında, hayalleriyle, oyunlarıyla, dinlediği şarkılarla mutlu olan çocuğu özledim. O yüzden yazdım bütün bunları…
https://www.instagram.com/p/BGcC11MBxNC/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s