Eurovision’da politik ve seksist yaklaşımlar

Kendimi bildim bileli Eurovision Şarkı Yarışmasını takip ederim. 90′lı yılların ortaları hariç ki o dönemde yarışma ciddi anlamda kan kaybetmişti, hemen hemen bütün yarışmaları izledim. Zaman geçtikçe, nasıl teknoloji ilerlediyse, nasıl anlayışlar değiştiyse, Eurovision da bundan nasibini aldı. Zaten bunu oldukça çarpıcı bir biçimde görmüyor muyuz son yıllarda? Şarkılardan çok show’ların yarıştığı bir yarışma haline dönüştü Eurovision. Yine de bazı şeyler değişmedi…

Politik oylama, Eurovision’un tarihi içinde hep oldu. Türkiye de, bulunduğu konum itibarıyla bundan en çok muzdarip olan ülkelerden biridir. Sadece televoting döneminde değil, jüri sisteminde de politik oylama vardı. Öyle ki, birinciliği kazanan ülkeler hep aynıydı. İrlanda, İngiltere, Fransa gibi ülkeler defalarca birinci oldular. Şimdi ise bir televoting gölgesi düşüyor Eurovision’a. Politik oylama şekil değiştirerek, politik + komşu oyları + diaspora oyları şeklinde yeniden formülize oluyor.

Her ne kadar, bu bloga yorum yazan arkadaşlar Türkiye için “birincilik hakkımızdı, Türkiye politika kurbanı oldu” şeklinde serzenişte bulunuyorlarsa da, unutmasınlar ki, Türkiye, televoting’li sistemin en çok kaymağını yiyen ülkelerdendir. Gönderilen salt diaspora oyları bile, Türkiye’nin yerini 9-13.cülük arası belirler. Bir zamanlar son sıralardan bir türlü kurtulamayan Türkiye için şimdi politika kurbanı oldu demek bu noktada biraz da geçmişi bilmemekten kaynaklanıyor olmalı. Şu durumda Türkiye için vasatın biraz üzerinde, bol promosyonlu bir şarkıyla katılması, alınan ekstra  puanlarla ilk beş yapması çok da zor değil gibi görünüyor.

Peki bu sistem adil mi? Asla değil! Bir şarkı yarışmasından bahsediyorsak eğer asla ve kat’a adil olamaz ve olmayacak. Bunu değiştirebilecek daha adil başka bir sistem bulunabilir mi bilemiyorum ancak başka bir gerçeği de kabul etmek gerek. Herhangi bir şarkıyı beğenen ve beğenmeyen birileri mutlaka çıkacaktır. Sistem nasıl olursa olsun. Birinci her zaman basit bir matematik işlemiyle belirlenecek çünkü. Falanca şarkıyı tüm avrupanın istinasız olarak sevmesi beklenemez. Sonuç da beğenmesek de hoşgörüyle birinciyi kabullenmeyi ve tebrik etmeyi gerektirir. Oylama sistemi değişse de değişmese de bu böyle olmalı.

Yapılan yorumlarda politika kadar dikkatimi çeken başka önemli bir konu daha var. Cinsiyetçilik! Yarışmanın başından beri, Ukrayna, Danimarka, İsveç gibi ülkelerin solistleri için birsürü şeyler yazıldı, çizildi. Hakarete varan boyutlarda olanları sildim, diğerlerini de silmemek için zor tuttum kendimi. Altını tekrar çizelim, Bu Bir Şarkı Yarışması. İnsanları, cinsiyetleriyle, cinsel eğilimleriyle yargılamak, bu yolda o kişileri bazı haklara layık görmemek, ırkçılığa kadar giden tehlikeli yoldaki ilk adımlardır. Gay ya da lezbiyen şarkıcılar, sanatçılar, besteciler, söz yazarları her zaman vardı ve var olacaklar. Sırf eğilimleri böyle diye, bir şarkı için “nasıl birinci olur” diye sormayı, çok ama çok tehlikeli buluyorum.

Toplumun hangi bölümünden, biriminden olursak olalım, hangi kimlikle var olmak istiyorsak isteyelim, eğer kendimiz gibi olmayanlar tarafından kabul görmek istiyorsak, öncelikle kendimiz gibi olmayanları da hoşgörüyle karşılamak durumundayız. Geleneksel, ahlaki, politik görüşlerimize ne kadar ters düşerse düşsün. Hümanist bir yaklaşım bunu gerektirir.

Burada yazdıklarıma büyük tepkiler geleceğini biliyorum. Sadece bu yazı için yapılan yorumlarda, hakaret içerikli olanlar haricinde her türlü yorumu onaylayacağım. Bir bireyi olduğum bu toplumu görmek istediğim bir resim çizmeye çalıştım bu yazımda. Tek arzum, çıkışlarıyla sivrilenlere biraz da olsa farklı bir bakış açısı olabileceğine dair bir ipucu vermekti. Hoşgörü ve sevginin temel taşımız olması dileğiyle…

Tarkan Fenerci
(15 Mayıs 2007) 

7 Yanıt

  1. Ve bu oylamalardan en kârlı ülke RUSYA baksanıza birsürü ülkesi var yok beyaz rusya yok moldova yok ukrayna yok estonya yok letonya daha bilmem nee birsürü ülkesi var bence bunlardan sadece birisi katılırsa oylama daha adaletli olur.Çünkü bu ülkelerin hepsinden 12 puan alıyor(daha saymadığım var) ve rusya birden 84 puan fazla oluyor!!!

  2. ve ayrıca bizim şarkımızdan daha güzel şarkılar vardı türkiye en fazla 7. liğe çıkabilirdi başka şans vermiyordum

  3. Selam

    Sırbistanın solisti olan marijanın sesi çok hoştu ben beğendim ama açıkçası 1. lik beklemiyordum ama yinede tebrikler demekki avrupa onları seçmiş.Benimn asıl birincim Ukrayna.Nedeni ise baksanıza çok uğraşmışlar bide sırbistana bakın sadece şarkı söylüyorlar arkadaşlar lütfen insanlara cinsiyet ayrımı yapmayın gay da lezbiyende olabilir.En fazla hakeden Ukraynaydı Ayrıca Kenan doğulu ve arkadaki vokalin sesi BERBATTI ama sahne showu ve müzik olunca hoş oldu.Eğer bu televoting değilde Jury oylarıyla belirlenseydi türkiye kesin (her zamanki gibi) son sıralaı kimseye kaptırmayacaktı=) HAKSIZMIYIM???

  4. merhaba,

    Eurovision şarkı yarışmasının bana göre bir tek formulü var (politik oylamaları belli oranda düşünmezsek) o daözgün olmak. Özgün olmak sadece sıradışı şeyler yapmak değildir. 25 şarkının peş peşe yarıştığı bir platformda farklı olmak zorundasınız.

    ayrıca eurovision’u izlettiren ve ülkeleri bu kadar heyecanlandıran salında bu oylama sürecidir. Evet politika vardır. Ancak sadece bir parçasıdır. Tamamen politik olarak bakmak kanımca haksızlıktır.

    Doğu blokunun oylarından dayanışmasından bahsediliyor, evet bir anlamda doğru, ancak bir önceki yıl Finlandiyanın hem de tarihte en yüksek puanı alarak birinci olması sanırım bir şeylerin kanıtı.

    Doğu blokunun bir dayanışması bu sene daha fazla hissedildi, ama bakarsanız bu ülkeler bu yıl yarışmaya çok iyi hazırlanmış. İngiltere, Alnamya gibi ülkelerin karşı çıkabilmeleri için bu küçük ülkelerin gösterdiği çaba ve heyecanı yaşamları yani iyi şarkı göndermeleri lazım

    ve lütfen artık bu yıldan itibaren Sertab taklitleri şarkılar, oryantal, r&b, vs karışımı şeyler düşünülmesin, bu formul sadece bir kez tuttu ve misyonunu tamamladı.

    bizim kültürümüzde özgün sayılabilecek birçok unsur var. bunları iyi kulanırsak 1.lik olmasa bile, hakkımızla bir derece elde edebiliriz

  5. hasan kardeş sen yorum yapma bişi bilmiyosun çünkü şarkı kötüymüş senin eline böle bi imkan verilse bunu bile yapamazsın bırakta yapanlara saygı duy türkiye sizin gibiler yüzünden bu durumda birlik yok birlik kenanın şaarkısı tam manasıyla 10 numaraydı ama senin gibi şarkıan dahada önemlisi müzikten anlamayan kendini bilmez geliyo yorum yapıyo sende kulak olsa ki bu kulak duyu organımız kulk değil(sen şimdi onuda anlamazsın)müzik kulağı olsa bu yorumu yapmazdın ayıp sana ayıp türkiyede senin gibiler olduğu sürece daha çok yerimizde sayarız biz biraz batılılaşma yolunda yürüyün doğululaşma yolunda değil umarım anlata bilmişimdir hasan kardeşim anlayana anlamayana maden suyu iç hasan kardeş iç daha çok içersin sen

  6. sırbistan’ın şarkısı tam anlamıyla 10 numara olmuş .. bir şarkı ancak bu kadar sevilir.. 1. olan sanatçıyı kutluyorum harika bir ses ve yorumu var. sanırım başkasında olupta biz de olmayanlardan dolayı ( ses bakımından ) hep kendimizin daha iyi oluğunu düşündük.. oysa bizden daha iyileri de var. ve bunu her zaman görüyoruz. ne zaman 1. olamasak suçu hep başkalarında aradık. türkiye hep bunun cezasını çekti. yanlış şarkılarla yıllarını harcadı. kenan’ın dördüncü olması bile mucize. bence bizim aldığımız oylarda politik. yurt dışında türklerin yaşadığı ülkelerden hep tam puan geldi. sırf türk olduğumuz için şarkı kötüydü. ama destek açısından puan verdiler.

  7. Tarkan

    Kesinlikte sana katılıyorum..
    Turkiyenin zaten 90-100 puan arası kesin bir oy potansiyeli var… örnek . Gülseren ve Sibel Tuzun. türkçe şarkı ile ancak bu puanlar
    Ajdar’ı bile yollasak bile biz bu puanı zaten alırz…. Dediğiniz gibi biraz promosyon, yabancı dil bir şarkı ile zaten ilk beşe giriyoruz örg. Athena, Kenan Doğulu gibi….

    Maalesef dedikleri televoting oylama bence turkey de olumlu etkiliyor…

    Herkesin cinsel tercihi kendini ilgilendirir….

    Teşekkürler

Yorum Yapın